Loading...
tr usd
USD
0.080%
Amerikan Doları
43,77 TRY
tr euro
EURO
-0.230%
Euro
51,74 TRY
tr gbp
GBP
-0.110%
İngiliz Sterlini
59,28 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.29%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
0.34%
Bist 100
14.275,79 TRY
gau
GR. ALTIN
2.56%
Gram Altın
7.033,43 TRY
tr btc
BTC
0%
Bitcoin
0,00 TRY
tr eth
ETH
0%
Ethereum
0,00 TRY
tr ltc
LTC
0%
Litecoin
0,00 TRY
  1. Haberler
  2. Politika
  3. İran’ın Dondurulmuş Varlıkları Tartışma Konusu

İran’ın Dondurulmuş Varlıkları Tartışma Konusu

İran'ın dondurulmuş varlıkları, ABD ile olan ilişkilerde kritik bir mesele olmaya devam ediyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
İran’ın Dondurulmuş Varlıkları Tartışma Konusu
İran’ın Dondurulmuş Varlıkları Tartışma Konusu

İran‘ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması, İran ile Batı arasındaki ilişkilerde en tartışmalı ve karmaşık konulardan biri.

Bu konu, İran ile ABD arasında imzalanan ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakat zaptının kilit bir unsurunu oluşturuyor.

Tahran, uzun süredir büyük bir kısmı yaptırımlar ve bankacılık kısıtlamaları nedeniyle erişilemez durumda olan yurt dışındaki fonlara ulaşmanın yollarını arıyor.

Varlıkların büyük bölümü ABD’de tutulmuyor olsa da, bu fonlara erişip erişemeyeceğinin belirlenmesinde Washington kilit rol oynuyor.

Uzmanlar bu paranın bir kısmının dahi serbest bırakılmasının, yıllar süren yaptırımlar, ekonomik izolasyon, hızla yükselen enflasyon ve para biriminin değer kaybının yanı sıra ABD ve İsrail ile yaşanan son çatışmaların yol açtığı tahribatla sarsılan İran ekonomisi için hayati olacağını belirtiyor.

Bununla birlikte uzmanlar işin içine giren hukuki, mali ve siyasi engeller göz önüne alındığında, herhangi bir anlaşmanın fiili transferlere dönüşme sürecinin yavaş ve karmaşık olacağı uyarısı yapıyor.

Peki, bu fonlar tam olarak ne ve İran’ın bunlara erişimi kolay olacak mı?

Varlıklar nelerden oluşuyor?

İran’ın dondurulmuş varlıklarının toplam değerine ilişkin resmi bir veri bulunmamakla birlikte, tahminler yaklaşık 27 milyar dolar ile 100 milyar doların üzerinde bir aralıkta değişiyor.

Söz konusu fonlar tek ve erişilebilir bir hesapta tutulmuyor. Bunun yerine petrol gelirleri, doğalgaz ve elektrik ihracatından elde edilen kazançlar, yurtdışındaki bankalarda tutulan döviz rezervleri ve bazıları on yıllar öncesine dayanan hukuki anlaşmazlıklara konu olmuş varlıkları kapsıyor.

İran yurtdışına petrol sattığında, ödemeler genellikle satın alan ülkedeki hesaplara yatırılıyor. Ancak yaptırımlar, Tahran’ın bu fonları ülkeye getirmesini sıklıkla engelledi.

Varlık dondurma işlemlerinin ilk büyük dalgası, 1979’da Tahran’daki ABD Büyükelçiliği rehine krizinin ardından gerçekleşti.

Daha sonraki bir anlaşma kapsamında bazı varlıklar serbest bırakılmış olsa da, 1979 İslam Devrimi öncesinde imzalanan askeri sözleşmelere ilişkin bazı talep ve varlıklar çözüme kavuşturulmadı.

İkinci ve daha kapsamlı bir kısıtlama dalgası, 2011-2012 yıllarında, sıkılaştırılan nükleer yaptırımlar ve İran’ın küresel bankacılık sisteminin bazı bölümlerinden dışlanmasıyla başladı. Bu kısıtlamalar, ABD’nin 2015 tarihli nükleer anlaşmadan (JCPOA) 2018’de çekilmesinin ardından daha da güçlendirildi.

Kısıtlamalar genişledikçe, giderek artan miktarda gelir ülke dışında kaldı. Bu gelirler ya resmen donduruldu ya da kullanım biçimleri sıkı sınırlamalara tabi tutuldu.

Küresel ilişkiler Orta Doğu Konseyi adlı düşünce kuruluşundan ekonomist Frédéric Schneider’a göre resmen bloke edilen fonlar, ülkeye getirilemeyen gelirler ve devam eden hukuki anlaşmazlıklara bağlı paralar dahil olmak üzere “farklı dondurma türleri” mevcut.

Fonlar nerelerde tutuluyor?

İran’ın kısıtlanmış fonlarının büyük kısmı ABD dışında.

Tahminlere göre 20 milyar ila 50 milyar dolar arasındaki önemli bir bölüm, İran’ın en büyük petrol müşterisi olan Çin’de.

Tahminen 10 ila 15 milyar dolar da doğalgaz ve elektrik ihracatı ödemeleriyle bağlantılı olarak Irak’ta tutuluyor.

ABD Kongresi verilerine göre Güney Kore, İran’a ait yaklaşık 6 milyar dolarlık petrol gelirini elinde bulunduruyordu. Bu tutar 2023’te Katar’daki hesaplara transfer edildi.

Ancak Washington daha sonra İran’ın bu fonlara yakın vadede erişemeyeceğini belirtti, bu da fonların fiilen Doha’da bekletilmesi anlamına geldi.

Diğer fonlar ise Hindistan, Japonya ve Lüksemburg gibi ülkelerde tutuluyor.

Buna karşılık, ABD yargısının yetkisi altındaki tutar nispeten düşük. ABD Kongresi’ne göre yaklaşık 2 milyar dolar. Üstelik bu tutarın büyük kısmı mahkeme kararları ve tazminat talepleriyle ilişkili. Bu da söz konusu fonların serbest bırakılmasını özellikle hassas bir konu haline getiriyor.

ABD’nin rolü ne?

Fonların çoğu ABD dışında bulunmasına rağmen, Washington’ın bunlar üzerindeki etkisi büyük ölçüde sözde ikincil yaptırımlardan kaynaklanıyor.

Bu önlemler sadece İran’ı değil, aynı zamanda bu ülkeyle iş yapan yabancı bankaları, şirketleri ve hükümetleri de hedef alıyor.

İran fonlarının transferine yardımcı olan herhangi bir kurum, ABD finans sistemine erişimini kaybetme veya cezalarla karşı karşıya kalma riskiyle karşı karşıya.

Sonuç olarak, İran parasını elinde bulunduran ülkeler, ABD’nin açık onayı olmadan fonları serbest bırakmak veya transfer etmek konusunda genellikle isteksiz.

İran olası anlaşmadan ne elde edebilir?

Mutakabat zaptı, iki temel potansiyel ekonomik rahatlama biçimini ana hatlarıyla ortaya koyuyor

Belge ayrıca, uygulama mekanizması nihai anlaşma çerçevesinde belirlenecek bir program kapsamında, bölgesel ortaklarla iş birliği içinde İran ekonomisinin yeniden inşasını ve geliştirilmesini hedefleyen, en az 300 milyar dolar değerinde daha geniş çaplı bir yeniden inşa da öngörüyor.

ABD, İran’a doğrudan ödeme yapmayacağını, bunun yerine altyapı, enerji, ulaşım ve diğer sektörlere yapılacak yatırımlara odaklanacağını belirtiyor.

Fonlar İran’a ulaşacak mı?

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Bourse & Bazaar Vakfı’nın kurucusu İsfendiyar Batmanghelidj, pratikte bu fonlara erişimin kısıtlı kalabileceğini söylüyor.

Bu tür düzenlemelerin “çok karmaşık engellerle” karşı karşıya olduğunu, yani İran’ın fonları belirli bir ülke içinde harcayabileceğini ancak uluslararası alanda transfer etmekte zorlanabileceğini belirtiyor.

Schneider ise daha derin bir soruna dikkat çekiyor; herhangi bir anlaşmanın ne kadar kalıcı olacağına dair belirsizlik.

Bazı ABD yaptırımlarının Kongre tarafından yasalaştırıldığını, yani bir başkanın bunları tek taraflı olarak tamamen kaldıramayacağını ve yalnızca geçici muafiyetler verebileceğini söylüyor.

Schneider, bunun herhangi bir ekonomik rahatlamanın ne kadar süreceği konusunda şüpheler yarattığını ekliyor.

Benzer bir durum 2015 nükleer anlaşmasında da yaşanmış, o zaman İran bazı fonlara yeniden erişim sağlamıştı.

Ancak birçok banka temkinli davrandı ve 2018’de ABD geri çekildi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koydu.

Geçen hafta İran devlet medyası, ABD’nin İran’ın dondurulmuş 12 milyar dolarlık varlığı serbest bırakmayı kabul ettiğini bildirdi, ancak Washington bunu doğrulamadı.

ABD’nin, İran’ın varlıklarının bir kısmını Körfez ülkelerinin savaşla ilgili zararlarını tazmin etmek için kullanıp kullanmayacağı konusunda da belirsizlik var.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Haziran ayı başlarında X’te yaptığı açıklamada, bu tür kayıpların “İran hesaplarından alınan fonlarla ödeneceğini” söylemişti.

Ancak İran bu öneriyi reddetti ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, varlıklarının “Washington için savaş ganimeti veya müttefiklerine ödeme yapmak için bir fon olmadığını” belirtti.

İran ekonomisi için ne anlama geliyor?

Dünya Bankası verilerine göre, 2024 yılında İran ekonomisinin büyüklüğü yaklaşık 475 milyar dolar seviyesindeydi.

İranlı yetkililer, savaş kaynaklı ekonomik kayıpların 300 milyar dolara ulaşabileceğini ve ekonominin bu yıl yaklaşık yüzde 10 oranında küçülebileceğini öngörüyor.

Söz konusu fonların bir kısmı bile serbest bırakılsa, bu durum kısa vadeli bir rahatlama sağlayabilir.

İran Ticaret Odası’ndan bir yetkili BBC’ye yaptığı açıklamada, ülkedeki döviz sıkıntısının “pek çok siparişin durdurulmasına veya uzun gecikmeler yaşamasına, ithalatın ise fiilen temel ihtiyaç maddeleri ve gıda ile sınırlandırılmasına yol açacak bir noktaya geldiğini” belirtti.

Uzmanlar, milyarlarca dolarlık dövize erişimin riyalin istikrara kavuşmasına, temel ihtiyaç maddeleri de dahil olmak üzere ithalatın finanse edilmesine ve finansal piyasalar üzerindeki baskının hafifletilmesine yardımcı olabileceğini ifade ediyor.

Ancak uzmanlar, bunun daha derin yapısal sorunları çözmeyeceğine dair uyarıda bulunuyor.

Tahran’daki İmam Sadık Üniversitesi’nden Ekonomi Profesörü Kamran Nedri, “herhangi bir yeniden inşa programından önce enflasyonun kontrol altına alınması ve hayat pahalılığı kriziyle mücadele edilmesine öncelik verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Nedri ayrıca, reform yapılmaksızın finansal kaynak aktarmanın, bu kaynakların sağlayacağı faydaları boşa çıkarma riski taşıdığını da sözlerine ekliyor.

Öte yandan, Paris 13 Üniversitesi’nden Ekonomi Profesörü Mehrdad Vahabi, İran’ın karşı karşıya olduğu zorluğun daha kapsamlı olduğunu, meselenin son 20 yılda yaşanan “yatırımlardaki keskin düşüşü ve sanayi altyapısının eskimesini” tersine çevirmek olduğunu belirtiyor.

Vahabi “Ekonomik güvenlik olmadan yatırım yapmak imkansız. Gerçek yatırımcılar olmadan İran ekonomisi gelişemez ve ekonomik kalkınma sekteye uğra,” görüşünü dile getiriyor.

Almanya’daki Leipzig Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler araştırmacısı Reza Talebi de bu görüşe katılıyor.

Talebi, yatırımcılara paralarının siyasi ve güvenlik risklerine karşı korunacağı konusunda güven verebilmek için İran’ın gerilimi düşürmesi gerektiğini söylüyor.

Talebi, “Savaş ile barış arasındaki o belirsiz durum, sermayenin ekonomiye girmesinin önündeki en büyük engel” diye ekliyor.

İran’ın Dondurulmuş Varlıkları Tartışma Konusu
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Yorumlar kapalı.

Bizi Takip Edin